Ne kadar unutsa da yine yaşıyordu Belleğinde ayrılığın kabusu Türkülere veriyordu kendisini Dudaklarının hiç unutmadığı bir türkü vardı Uzun seneler geçse de hiç unutmuyordu Hep o türküyü söylüyordu ta yüreğinden: Alıştım hasretine Alıştım gök gürültüsüne Bir tek senin yokluğuna Alışamadım babacığım